AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKU

    Birincil Asli Kaynaklar


    Anayasal Antlaşmalar
    Topluluk hukukunun birincil kaynakları olarak tanımlanan antlaşmalar aşağıdaki şekilde sıralanabilir
    Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Antlaşması( AKÇT, 23.7.1952 tarihinde yürürlüğe girmiştir.)
    Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu Antlaşması (AAET, 1.1.1958 tarihinde yürürlüğe girmiştir.)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması (AET, 1.1.1958 tarihinde yürürlüğe girmiştir.)
    Avrupa Toplulukları için Belirli Ortak Organlar Hakkında Sözleşme (25 Mart 1965)
    Birleşme Antlaşması (8 Nisan 1965)
    Lüksemburg Antlaşması (22 Nisan 1970)
    AET ve AAET Katılma Antlaşmaları
    İkinci Bütçe Anlaşması(1975)
    Avrupa Parlamentosunun Doğrudan Seçimle İlgili Konsey Kararı(1976)
    Avrupa Tek Senedi (1986)
    Avrupa Birliği Antlaşması (Maastricht, 1992)
    Amsterdam Antlaşması(1997)
    Nice Antlaşması(2001)
    Lizbon Antlaşması (2009)
    Birliği kuran bu antlaşmalar üye devletler tarafından imzalandıktan sonra kendi iç hukuklarında otomatik olarak yürürlüğe girer.

    İkincil Kaynaklar

    Birlik organlarının Antlaşmalarla verilen yetkiler çerçevesinde yaptıkları ve hiyerarşik olarak Anayasal (kurucu antlaşmalar) hükümlerden sonra gelen kaynaklardır.

    1.Tüzükler


    Birlik hukukunu üye devletlerin hepsinde sistematik olarak ve farklılığa meydan vermeyecek bir şekilde uygulanması için çıkarılan ikincil nitelikteki metinlerdir. Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından, görevlerini yerine getirmek amacıyla Antlaşma hükümlerine uygun olmak koşulu ile çıkarılırlar.
    Tüzükler:

    • Kurucu antlaşmalarda belirlenen yetkiye dayanarak tüzük çıkarılabilir
    • Gerekçeli olmalıdır. Başka bir ifade ile tüzük ile ulaşılmak istenilen hedefin açık olması gerekir.
    • Birliğin resmi gazetesi olan Official Journal (resmi gazete)’da yayınlanmalıdır.
    • Yayınlandığı tarihten itibaren üye devletlerin iç hukukunda doğrudan uygulanmaya başlar.
    • Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından çıkarılır.

    2.Direktifler

    Direktifler, sonuçları açısından her muhatap üye devleti bağlayan ancak şekil ve yöntem açısından takdiri ulusal makamlara bırakan metinlerdir. Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından görevlerini yerine getirmek amacıyla Antlaşma hükümlerine uygun olmak koşulu ile çıkarılırlar.
    Direktifler:

    • Gerekçeli olmalıdır.
    • Kurucu antlaşmaya dayanmalıdır.
    • Yöneldikleri üye devletlere bildirilmesi gerekir.
    • Tüm üye devletlere yöneltilmiş ve yürürlük tarihi belirtilmemiş ise, Official Journal’da yayınlanmasını takip eden yirminci günde yürürlüğe girer.
    • Açık bir hüküm olmamasına rağmen Avrupa Birliği Adalet Divanı içtihadı çerçevesinde iç hukukta doğrudan uygulanma kabiliyetine sahiptir.
    • Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından çıkarılır.

    3. Kararlar

    Kararlar, muhatapları için bütün unsurları ile bağlayıcıdır. Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından görevlerini yerine getirmek amacıyla Antlaşma hükümlerine uygun olmak koşulu ile çıkarılırlar.
    Kararlar:

    • Gerekçeli olmalıdır.
    • Kurucu antlaşmaya dayanmalıdır.
    • Yöneldikleri üye devletlere bildirilmesi gerekir.
    • Tüzüklerden farklı olarak sadece yöneldikleri kişiler ( özel veya tüzel kişiler ile devletler) için bağlayıcıdırlar.
    • Avrupa parlamentosu, Konsey ve Komisyon tarafından çıkarılır.
    • Muhatapları için bütün unsurları ile bağlayıcıdır.
    • Açık bir hüküm olmamasına rağmen Avrupa Birliği Adalet Divanı içtihadı çerçevesinde iç hukukta, doğrudan etki kıstaslarını taşıdığı zaman doğrudan uygulanma kabiliyetine sahip olabilir.

    4.Tavsiye ve Görüşler

    Konsey ve Komisyon tarafından görevlerini yerine getirmek amacıyla Antlaşma hükümlerine uygun olmak koşulu ile çıkarılırlar.Tavsiye ve görüşler bağlayıcı değildir.

    Adalet Divanını Tarafından Tanınan Hukukun Genel İlkeleri

    ABAD, yargılama yetkisi dâhilinde bir konuyu çözüme kavuştururken hukukun genel ilkelerini dikkate almak zorundadır. ABAD’ın içtihatlarına göre hukukun genel ilkeleri aşağıdaki gibidir.

    • Eşitlik
    • Yasal kesinlik ve hükümlerin geriye etkili olmaması
    • Ölçülülük
    • Hukuki güvenlik
    • Temel insan hakları

    Adalet Divanının Kararları

    Birlik hukukunun kaynakları arasında Avrupa Birliği Adalet Divanının kararları önemli bir yere sahiptir. Üye Ülkerlerin yetkili birimleri, başta yargı mercileri olmak üzere, bir konu ile ilgili Mahkeme içtihatlarını dikkate almaktadır. Aynı zamanda Birliğin kendi kurumları da mahkeme içtihatlarından faydalanmaktadır. Örneğin, belirli konuların açığa kavuşturulması veya Birliğin hedefine uygun olarak uygulanması noktasında mahkeme kararlarına ihtiyaç duymaktadır.

    Üye Olmayan Devletlerle Yapılan Uluslararası Sözleşmeler

    Birlik Antlaşmalarında, Avrupa Birliğinin bazı kurumlarına, henüz daha üye olmayan ülkelerle bazı konularda, örneğin ortaklık, ticaret ve gümrük antlaşması gibi, uluslar arası alanda antlaşma yapma yetkisi vermiştir. Bu yetkiye dayanarak bu kurumların üye olmayan Ülkerlerle yaptığı uluslar arası antlaşmalar Birlik hukukunun kaynaklarından birini oluşturmaktadır.

    Yazılı Olmayan Birlik Hukuku Kuralları

    Bu kaynaklar aslında tüm hukuk sistemlerinde geçerli olan kaynaklardır. Yazılı olmayan Birlik hukuku kaynaklarının başında hukukun genel ilkeleri gelmektedir. Temel hak ve özgürlükler ile örf ve adet kuralları da diğer yazılı olmayan kaynaklardır.


    Topluluk Hukuku Kaynakları Arasındaki İlişki

    Asli kurucu antlaşmalar (AET, AAET, AKÇT. Maastricht vb.) uygulanması gereken kurallar arasında en üstte bulunan normlardır. Yazılı olmayan kaynaklarda yine bu kategoride olan kurallardır. Kurucu Antlaşmalarla verilen yetkiye dayanarak Birlik organlarının yapmış olduğu uluslararası antlaşmalar ikinci sırada bulunan ve uygulanması gereken kurallardır. Bunlarında ardından ikincil hukuk kaynakları gelmektedir ki bunlar yukarıda bahsedilen tüzük, direktif vb. kaynaklardır. Bu kaynakların asli/birincil kaynaklara aykırı olmaması gerekir.

    Avrupa Birliğinde Yasama ve Karar Alma Süreçleri

    Birlik kurumları, Antlaşmalar'da kendilerine verilen yetkiler çerçevesinde ve belirlenen usul, şart ve amaçlara uygun olarak hareket eder. Dolayısıyla, Birlik sınırlı yetki ilkesine tabi olup, ancak üye devletler tarafından açıkça yetkilendirildiği alanlarda düzenleme yapıp bağlayıcı kural koyabilir, tedbir alabilir.

    AB kurumsal yapısı içerisinde yasama faaliyeti, ayrı ayrı görevleri bulunan üç temel kurum olan; Komisyon, Parlamento ve Konsey'in işbirliği ile gerçekleşir. Yasama sürecinde her bir kurumun görevi, yetkisi ve sorumluluğu birbirinden farklıdır.

    AB'de karar alma faaliyeti "Olağan Yasama Usulü" ve "Özel Yasama Usul"leri aracılığıyla gerçekleştirilir. Özel Yasama Usulleri'nden olan Danışma Usulü ve Muvafakat Usulü istisna niteliğindedir. Aksi belirtilmediği takdirde uygulanacak olan usul ise kural olarak Olağan Yasama Usulü'dür. Avrupa Parlamentosu'na karar alma sürecinde gerçek anlamda yasa koyucuya benzer bir yetki tanıyan olağan yasama usulünde Parlamento'ya yasama süreci çerçevesinde Konsey ile ortaklaşa karar verme ve veto yetkisi tanınmıştır. Bu usulde, Komisyon yasama önerisini hazırlar ve yasama işlemi ancak Parlamento ile Konsey'in anlaşması ile yapılabilir. Parlamento'nun bir yasama önerisini reddi veto etkisi doğurur. Parlamento bu usulde yasama önerisine değişiklikler de önerebilir ve Konsey tarafından da benimsenmesi halinde tasarruf bu şekilde yasalaşabilir.

    Ancak Antlaşmalar'da açıkça belirtilen hallerde Özel Yasama Usulleri'nin uygulanması söz konusu olabilir. Özel Yasama Usulleri, diğerlerinin yanı sıra özellikle; "Danışma Usulü" ve "Muvafakat Usulü" şeklindedir. Danışma usulünde Komisyon'un hazırladığı öneri hakkında Parlamento görüş bildirir, ama bu görüş bağlayıcı değildir, Konsey konuyu Parlamento'nun görüşünü aldıktan sonra bu görüşe uymadan da karara bağlayabilir. Muvafakat usulünde ise Parlamento'nun Komisyon önerisine ya da Birliğin taraf olacağı bir anlaşmaya onay vermesi halinde o tasarruf Konsey tarafından kabul edilebilir veya ilgili anlaşma Konsey tarafından imzalanabilir. Birliğin taraf olacağı pek çok uluslararası anlaşma muvafakat usulüne tabidir. Yeni üyelerin Birliğe katılımını sağlayan katılım antlaşmaları da Parlamento'nun muvafakatini gerektirir. Bundan başka, antlaşmalar' da, "Bütçenin Onaylanması" "Komisyonun Düzenleme Yapması" gibi özel usullerin uygulandığı karar yöntemlerine de yer verilmektedir.

    AB'de yasama faaliyeti yapılırken öneri kural olarak Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanır ve Konsey ile Parlamento'ya sunulur. Bu çerçevede Ekonomik ve Sosyal Komite ile Bölgeler Komitesi gibi bazı danışma organlarına da danışılması gerekebilir. Parlamento'nun ve Konsey'in üzerinde anlaştığı öneri, Konsey tarafından nihai olarak karara bağlanır.

Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Resmi Web Sitesi © 2014 Tüm Hakları Saklıdır.
[Son Güncellenme Tarihi - 25.11.2014 ]
Bu Sitede Yayınlanan Tüm İçerikler, İzinsiz Kaynak Gösterilemez ve Yayınlanamaz.